- Şereflikoçhisar, Kültür
Bakanlığının höyüklerde
yaptığı araştırmalardan
anlaşılacağı üzere, MÖ. 3000
yıllarına kadar uzanan 5000
yıllık tarihi geçmişe
sahiptir. İsmi sırasıyla;
Koşhisar, Tuzbaşı, Koçhisar
ve Şereflikoçhisar olarak
değişiklere uğramıştır.
Tarihi süreç içerisinde;
Hititliler, Asurlar,
Romalılar, Persler, Emeviler,
Selçuklular, Karamanoğulları,Osmanlı
İmparatorluğu ve Türkiye
Cumhuriyeti sınırları
içerinde bulunduk.
Karamanoğuları döneminde
önemli yerleşim
birimlerinden biri olan
Şereflikoçhisar, 1466
yılında Osmanlı topraklarına
katılmasından sonra yapılan
ilk yazışmalarda,
Karamanoğulları’nın Sancağı
olarak kayıtlara geçmiştir
Şereflikoçhisar insanı;
Osmanlı Hakimiyetine
geçtikten sonra, Rumeli’ye
Batı Trakya’ya İstanbul’un
Fethi ile de, İstanbul’
Aksaray Semtin de 1571’de de
Kıprıs’ta zorunlu ikamet
ettirilmiştir. Bu nedenle
Osmanlının hakimiyetine
geçişinin ilk yüzyılında
nahiye durumuna düşmüştür.19
yy’ın ortalarında Antep,
Urfa, ve Maraş yörelerinde
zorunlu ikamete tabi tutulan
Şereflikoçhisar bir dönem
Aksaray ve Niğde’ye bağlı
kalmış, ESBKEŞAN
salnamesiyle Kulu ve İnevi
ile birlikte ortak yönetimle
yöneltilmiştir. Daha sonra
Konya’nın müstakil kazası
olan Şereflikoçhisar TC
döneminde önce Aksaray’a
sonrada 2441 sayılı yasayla
Ankara’ya bağlanmıştır.Gelir
kaynakları tarım tuz ve
nakliyeciliğe dayalı olan
Şereflikoçhisar, yurt
dışında en çok işcisi olan
beldelerden birisidir.
Ekonomik nedenlerden dolayı
son yıllarda göçlerin
görüldüğü
Şereflikoçhisar’dan; üç
kasabası ayrılarak ilçe
olmuştur. Bu üç kasabasının
(Evren, Sarıyahşi, Ağaçören)
köyleri ile birlikte
ayrılması, ilçede ekonomik
yaşamı sekteye uğratmıştır
Ankara’nın güneyinde, Tuz
Gölü, Hirfanlı Baraj Gölü,
Sarıyahşi, Ağaçören, Evren
kazaları, Aksaray Konya
illeriyle Bala kazası
topraklarıyla çevrili olan
Şereflikoçhisar’ın son
sayımda nüfusu 50 bin dir.
Ankara’nın en uzak
ilçelerinden biri olan
Şereflikoçhisar’ın 46 köyü 4
kasabası bulunmaktadır.
İlçe toprakları ülkemizin en
eski yerleşme
alanlarındandır. Höyükler
halindeki il yerleşmelerden
çıkartılan güneşte
kurutulmuş kiremitler Cilalı
Taş döneminde bile buralarda
yerleşildiğini
göstermektedir. Milattan
önceki devirlerde
Hititlerin, Roma ve Doğu
Roma (Bizans)
imparatorluğunun, bir ara da
İran Devleti'nin
hakimiyetinde kalan ilçe
arazisi Malazgirt
Zaferi'nden sonra Selçuklu
Türkleri'nin hakimiyetine
girmiştir. Selçuklulardan
kalma en önemli tarihî
eserler Sultan Alaaddin
Camii ve bugün ayakta
olmayan Hurşid Hatun (Sultan
Alaaddin'in eşi) türbesidir.
Şereflikoçhisar, Selçuklu
Devletinin yıkılmasından
sonra Karamaoğulları'na
bağlı kalmıştır.
1467 yılında Fatih Sultan
Mehmed tarafından Osmanlı
Devleti sınırları içine
alınan Şereflikoçhisar
Osmanlılar zamanında
genellikle Aksaray'a bağlı
bir kaza durumunda idi. 19.
yüzyılda Konya'nın Esb-Keşan
(Atçekenler) kazasının bir
nahiyesi olan
Şereflikoçhisar 1891 yılında
Konya'nın bir kazası oldu.
1920'de Aksaray'a bağlandı.
1933 yılında Aksaray
vilayetinin ilgası ile
başkent Ankara'ya bağlanan
Şereflikoçhisar, gelişen
ekonomik ve sosyal yapısı
ile il olmaya aday hale
gelmiştir.
- ŞEREFLİKOÇHİSAR
İSMİNİN MENŞEİ
- Tarihçi Merhum İ. Hakkı
Konyalı tarafından yazılan
ve 1970 yılında
Şereflikoçhisar belediyesi
tarafından bastırılan
"Şereflikoçhisar Tarihi"
adlı esere göre, Osmanlı
dönemi yazmalarında
adı"Koşhisar" olarak yazılan
Şereflikoçhisar'ın bu ismi
"çift kale" anlamına
gelmektedir. Zamanla söylene
söylene Koçhisar şeklini
almıştır. Cumhuriyet
döneminde adının başına bir
zafer tacı gibi oturtulan
"Şerefli" unvanını ise
Konyalı'ya göre burada
oturan "Şerefli" aşiretinden
almıştır. Bununla beraber bu
unvanın Kurtuluş Savaşı'ndan
sonra Balkan, Çanakkale ve
Kurtuluş Savaşında çoksayıda
şehit vermesi sebebiyle özel
bir kanunla verildiği de
söylenmektedir.